Türkiye'nin önde gelen aracı kurumlarından Ata Yatırım’ın yayımladığı “Türkiye Hafif Araç (HA) Satışları Haziran 2026 Raporu”na göre, Türkiye hafif araç pazarı haziran ayında yıllık bazda yüzde 11,4’lük bir daralma yaşayarak 105 bin adet seviyesinde gerçekleşti. Öngörülen 112,7 bin adetlik tahminin yüzde 6,8 altında kalan satış rakamlarına rağmen, pazar 10 yıllık ortalamanın yüzde 25 üzerinde seyrederek tarihsel olarak dirençli bir performans sergilemeye devam etti.
Sektördeki gelişmeleri mercek altına alan rapor, yılın ilk yarısındaki satış hacminin beklentilerin altında kalması nedeniyle 2026 yılına ilişkin genel pazar tahminlerini de güncelledi. Daha önce 1 milyon 384 bin adet olarak öngörülen yıllık satış tahmini, aşağı yönlü revize edilerek 1 milyon 310 bin adede çekildi. Bu revizyon, pazarın yıl genelinde yıllık bazda yüzde 4,3 oranında bir hacim düşüşü yaşayacağına işaret ediyor.
Temmuz Öngörüleri Ortaya Çıktı
Rapor, temmuz ayına ilişkin beklentileri de ortaya koyuyor. Temmuz 2026’da hafif araç satışlarının yıllık bazda yüzde 10 düşüşle 96,9 bin adet seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Aylık satış hacminin 110-120 bin adedin üzerine çıkması, iç talebin beklenenden daha dirençli olduğunu gösterecek. Satışların 80-90 bin adedin altına gerilemesi ise pazarda beklenenden daha keskin bir yavaşlamaya işaret edecek.
Kârlılık Üzerindeki Baskı Devam Ediyor
Satış hacimlerindeki tarihsel güçlülüğe rağmen, otomotiv şirketlerinin kârlılık marjları dikkatle takip ediliyor. 2025 yılından bu yana baskı altında kalan kâr marjlarının, 2026’nın ikinci çeyreğinde de benzer bir seyir izlemesinin beklendiği belirtilirken, Ata Yatırım sektör şirketlerinin kârlılık performansına karşı temkinli duruşunu koruyor.
Alternatif Senaryolar: 794 Bin ile 1 Milyon 585 Bin Arasında Değişim
Rapor, Türkiye hafif araç pazarının 2026 yılı sonunda ulaşabileceği farklı senaryoları da ortaya koyuyor. Tahmin edilen iyimser senaryoya göre; güçlü talebin devam etmesi halinde pazarın yüzde 15,8 büyüyerek 1 milyon 585 bin adede ulaşması öngörülüyor.
Tahmin edilen kötümser senaryo ise tüketici güvenindeki bozulma, Türk lirası üzerindeki baskının artması ve kredi koşullarının sıkılaşması durumunda satışların yüzde 22,4 düşüşle 1 milyon 62 bin adede gerilemesi bekleniyor.
Pazarın yıllık bazda yüzde 42 oranında küçülerek 794 bin adet seviyesine kadar inebileceği de en kötümser senaryo olarak ifade ediliyor.