İstihdam 32,7 milyona ulaştı: Sanayide odak noktası 'verimlilik'

Türkiye'de çalışan sayısı ve mesai saatleri artarken uzmanlar "akıllı” iş modellerine dikkat çekiyor. Mühendislik şirketi kurucusu Hakan Cengiz, şirketlerin Endüstri 4.0 ve veriye dayalı süreç yönetimine odaklanması gerektiğinin altını çizdi.

TÜİK’in Haziran 2026 verilerine göre Türkiye'de istihdam edilenlerin sayısı 32,7 milyona yaklaşırken, haftalık fiili çalışma sürelerinde de artış gözlemlendi. Tablonun ardından uzmanlar, şirketlerin küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için salt istihdam artışından ziyade Endüstri 4.0, yalın yönetim ve Kaizen (sürekli iyileştirme) odaklı verimlilik modellerine yönelmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Haziran 2026 döneminde istihdam 227 bin kişi artarak 32 milyon 733 bine yükseldi. Aynı dönemde çalışanların haftalık ortalama fiili çalışma süresi de 42,5 saate ulaştı.

Uzun Mesailer Yerini Akıllı İş Modellerine Bırakmalı

Türkiye’de yasal çalışma süresi 45 saat olarak uygulanırken, Fransa (35 saat), Almanya, Hollanda ve Danimarka (35-38 saat) gibi Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye’deki çalışma saatlerinin oldukça yüksek olduğu görülüyor. Sektör temsilcilerine göre bu tablo, rekabet avantajının artık "daha uzun süre çalışmakla" değil, "zamanı ve kaynağı daha etkin yönetmekle" elde edileceğini ortaya koyuyor.

İş gücü piyasasındaki bu hareketliliği değerlendiren Erasys Mühendislik Kurucusu ve Genel Müdürü Hakan Cengiz, şirketlerin büyüme stratejilerini yalnızca yeni istihdam üzerine kurgulayamayacağını belirtti. Dijital insan kaynakları çözümlerinin ve veriye dayalı planlamanın önemine değinen Cengiz, şu değerlendirmelerde bulundu:

 

"Türkiye'de çalışanlar Avrupa'daki birçok ülkeye kıyasla daha uzun süre çalışıyor. Ancak günümüzde rekabet avantajını belirle en unsur çalışma saatinin uzunluğu değil, bu sürenin ne kadar verimli kullanıldığıdır. Endüstri 4.0 dönüşümü yalnızca teknolojik yatırımlardan ibaret değil; süreçlerin yeniden tasarlanması, çalışanların doğru alanlarda konumlandırılması ve operasyonların sürekli iyileştirilmesi gerekiyor."

"Endüstri 4.0'ın Merkezinde İnsan Var"

Sanayideki dijitalleşmenin insan faktöründen bağımsız düşünülemeyeceğinin altını çizen Cengiz, Kaizen yaklaşımı sayesinde süreçlerdeki kayıpların azaltılıp üretim verimliliğinin artırılabildiğini vurguladı.

Geleceğin iş dünyasında teknoloji ile insan kaynağının birlikte optimize edilmesi gerektiğini ifade eden Cengiz, "Endüstri 4.0'ın merkezinde insan var. Makineleri ve üretim süreçlerini dijitalleştirirken çalışan süreçlerini de iyileştirmek gerekiyor. Önümüzdeki dönemde şirketlerin en önemli gündemlerinden biri, daha az kaynakla daha fazla değer üretmek olacak" dedi.

Türkiye’nin üretim gücünü küresel bir avantaja dönüştürebilmesi için verimlilik odaklı dönüşümün şart olduğu belirtilirken, dünya pazarlarında güçlü kalmak isteyen şirketlerin dijital teknolojiler ve sürekli iyileştirme kültürüyle şekillenen "akıllı üretim" modellerine geçiş yapması gerektiği ifade ediliyor.

 

 

İlgili Haberler