İş kazalarında 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti

İş kazaları ve iş kazalarından ölümlerin ele alınarak önlemlerin konuşulduğu “IX. Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Alanında Yaşanılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Sempozyumu” Üsküdar Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Sempozyumda, geride bıraktığımız yıl ortalama 2 binin üzerinde can kaybının iş kazalarından yaşandığı vurgulandı.

“İşyerlerinde Güvenlik Kültürünü Geliştiren Yenilikçi Eğitimler ve Uygulamalar” temalı “IX. Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Alanında Yaşanılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Sempozyumu” Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlendi.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin: “Bu kadar teknolojik gelişmeye rağmen hâlâ iş kazaları nedeniyle insanlarımızı kaybediyoruz. Bunların tamamı önlenebilir ölümler.” ifadelerini kullandı.

Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyum; akademisyenleri, kamu ve özel sektör temsilcilerini, iş güvenliği uzmanlarını ve sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Etkinlikte iş kazalarının önlenmesi, kurumsal güvenlik kültürünün güçlendirilmesi, psikososyal riskler, dijitalleşme ile madencilik ve inşaat sektörlerinde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları gibi birçok başlık ele alındı.

Sempozyumun açılış konuşmalarını Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Bölüm Başkan Yardımcısı ve Sempozyum Yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, İSG Bölüm Başkanı, ÜSGÜMER Müdürü ve MESKA Vakfı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Ertekin: “İş Sağlığı ve Güvenliği En Önemli Konulardan”

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, iş sağlığı ve güvenliğinin Türkiye’nin en önemli toplumsal meselelerinden biri olduğuna dikkat çekerek, bu alanda kültür oluşturmanın süreklilik ve devamlılık gerektirdiğinin altını çizdi.

“İş Sağlığı ve Güvenliği ülkemizin en önemli konularından bir tanesi. Bir toplumda kültür oluşturmak için süreklilik ve devamlılık son derece önemli” diyen Prof. Dr. Ertekin, Üsküdar Üniversitesi’nde iş sağlığı ve güvenliği alanındaki akademik sürecin yıllar içinde istikrarlı biçimde ilerlediğini ifade etti.

Prof. Dr. Ertekin, “2012–2013 yıllarında lisans programına başlamışız ve şu anda bu sempozyumun dokuzuncusunu gerçekleştiriyoruz. Bu durum, kavramın benimsendiğini ve kurumsal bir kültüre dönüştüğünü gösteriyor” dedi.

2024 Yılında 700 Binden Fazla İş Kazası Yaşandı

İş kazalarına ilişkin güncel istatistikleri de paylaşan Prof. Dr. Ertekin, “Bunlar önlenebilir ölümler. İstatistiklere baktım; 2025 yılının Kasım ayı dahil iş kazası ölüm sayıları 1900 küsurlarda. Aralık ayı henüz açıklanmadı ama ortalamaya bakarsa 2100'den fazla ölüm gerçekleşmiş demektir. Bir önceki yıl bu sayı 1800'lerdeydi. Ne yazık ki bu kadar teknolojik gelişmeye rağmen halen insanlar iş kazalarından ölüyorlar” dedi.

2024 yılında 700 binden fazla iş kazası yaşandığını belirten Prof. Dr. Ertekin, bu kazalarda hayatını kaybedenler arasında çocuk ve göçmen işçilerin de bulunduğuna dikkat çekti.

“Bu ölümlerin içinde yaklaşık 70 çocuk işçi ve 90’ın üzerinde göçmen işçi var” diyen Prof. Dr. Ertekin, kayıt dışı çalışanlar da göz önünde bulundurulduğunda gerçek rakamların açıklanan verilerin çok üzerinde olabileceğini söyledi. Ertekin, “Kayıtsız çalışanları da düşündüğümüzde, gerçek tablo ne yazık ki çok daha ağır olabilir. Bu kadar teknolojik gelişmeye rağmen hâlâ iş kazaları nedeniyle insanlarımızı kaybediyoruz. Bunların tamamı önlenebilir ölümler.” diyen Prof. Dr. Ertekin, iş sağlığı ve güvenliği konusunun toplumun tüm kesimleri tarafından daha güçlü şekilde sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı.

Dr. Öğr. Üyesi Uçan: “İlki Soma Faciasının Ardından Düzenlendi”

Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, iş sağlığı ve güvenliği alanında sürdürülebilir akademik çalışmaların ve standart geliştirme süreçlerine erken aşamada dâhil olmanın hayati önem taşıdığını vurguladı.

Katılımcılara hitap eden Dr. Öğr. Üyesi Uçan, “Bu sempozyumun dokuzuncusunu yapıyoruz. İlki, Soma faciasının ardından Yıldız Teknik Üniversitesi ile birlikte düzenlenmişti. O günden bugüne yaklaşık on yıla yakın bir süre geçti ve bu çalışmaları hiçbir şekilde bırakmadık” dedi.

Her yıl düzenli olarak sektör temsilcileriyle bir araya gelindiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Uçan, bu yaklaşımın karşılıklı bir değerlendirme süreci yarattığını söyledi.

Türkiye’de İlk Defa Robotikle İlgili Çalıştay Düzenleyeceğiz

Bu yıl önemli bir kurumsal gelişmeye de değinen Dr. Öğr. Üyesi Uçan, Türk Standartları Enstitüsü’nün Ayna Komitesi’ne dâhil olduğunu açıkladı ve “Bu komite robotik alanıyla ilgili. Türkiye’de ilk defa 15–17 Nisan tarihlerinde bir çalıştay düzenleyeceğiz. Dünyadaki uzmanlarla birlikte bir standardın Türkiye’de geliştirilmesini sağlamaya çalışacağız. Standartlar daha hazırlanma aşamasındayken sürece müdahil olmak ve kendi ihtiyaçlarımıza uygun şekilde geliştirmek son derece önemli” şeklinde konuştu.

İş sağlığı ve güvenliği konusunun kamuoyunda doğru şekilde ele alınması için medyada da aktif olduklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Uçan, “Beylikdüzü’nde 14 katlı bir binada yaşanan patlamada, insanlar WhatsApp gruplarında ‘gaz kokusu var’ diye yazıyor, bir süre sonra ‘koku arttı’ deniliyor. Ancak patlamadan ancak dokuz saat sonra müdahale ediliyor ve ne yazık ki bir kişi hayatını kaybediyor. Bizim WhatsApp uyarılarından ziyade teknik önlemlere ihtiyacımız var” dedi.

Doğalgaz dedektörleri ve otomatik gaz kesme sistemlerinin zorunlu hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Uçan, deprem erken uyarı sistemlerinin de hayati önem taşıdığını ifade etti.

Deprem Erken Uyarı Sistemleri Son Derece Kritik

“Deprem fay hatlarıyla ilgili erken uyarı sistemleri de bugünkü konulardan bir tanesi. Erken uyarının 15-30 saniye önceden bildirilm esi mümkündür. Bu şu anda Türkiye'de konutlarda daha uygulamaya başlanmadı, acilen uygulanması lazım.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Uçan, “Şu anda ikinci doktorama başladım. Türkiye’nin en büyük döküm fabrikalarından birinde erken uyarı sistemlerinin nasıl uygulanabileceği üzerine çalışıyoruz. Deprem anında potaların devrilmesini önlemek, elektriği kesmek veya jeneratörü devreye almak gibi önlemler 30–60 saniye içinde alınabilirse, büyük yangınların ve can kayıplarının önüne geçilebilir” şeklinde konuştu.

Dr. Öğr. Üyesi Temur: “’Güvenlik Kültürü’ Temalı Bir Sempozyum”

Üsküdar Üniversitesi İSG Bölüm Başkan Yardımcısı ve Sempozyum Yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, güvenlik kültürünün temelinde değerlerin yer aldığını vurgulayarak, bu yaklaşımın sempozyumun ana temasını belirlediğini ifade etti.

İnsan hayatının temel gereksinimleriyle güvenlik kültürü arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Temur, “İnsanın kendi neslini devam ettirebilmesi için ihtiyaçlar hiyerarşisinde yer alan barınma ve beslenme ihtiyacı gibi değerler, güvenlik kültürünün sürdürülebilirliği açısından da son derece önemli bir etken. Bu nedenlerle bu yıl ‘güvenlik kültürü’ temalı bir sempozyum düzenlemeyi hedefledik” dedi.

İş sağlığı ve güvenliği alanının gelişim sürecine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, “Birinci neslini neredeyse tamamlayan iş sağlığı ve güvenliği alanının, ikinci ve üçüncü nesillerde çok daha ileri noktalara geleceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Sempozyumda Neler Yapıldı?

Sempozyumun 1. Oturumu, Prof. Dr. Haydar Sur’un oturum başkanlığında gerçekleştirildi. Oturumda, Shell Türkiye İSG Yöneticisi Selimcan Menemencioğlu, “İlk Adım; İşe Başlamak Değil”, Soletanche Bachy HSE Koordinatörü Meksut Alev, “Kök Neden Analizini Bir Adım Öteye Taşımak: Kurumsal Psikososyal Kök Neden Analizi ve İnşaatta İSG’nin Dijital Yüzü”,  EDİS Firmasından Yılmaz Sonışık da “Marmara Bölgesi Deprem Erken Uyarı Sistemi” ve Gümüştaş Madencilik Emniyet, Çevre ve Sağlık Müdürü Mehmet Osmanoğlu ise “Geleceğe Takılan Baret: Madencilikte Sürdürülebilir Kültürün İnşası” başlıklı sunumu gerçekleştirdi.

Öğle arasının ardından başlayan 2. Oturum, Üsküdar Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Çayeli Bakır İşletmesi Baş Mühendisi Yasin Öztürk, “DÜŞÜN! EMNİYETİ”, Türk Hava Yolları A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Ahmet Ebrar Sakallı, “Çalışan Odaklı İnsan Kaynakları Uygulamaları”, Hasan Çelebi ise “MULTİTEK” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.

Günün son oturumu olan 3. Oturum, Doç. Dr. Müge Ensari Özay’ın başkanlığında yapıldı. Artı Danışmanlık’tan Ali Rıza Tiryaki, İSGDER Başkanı Osman Sayar, “İş Güvenliği Uzmanlarının Yaşadığı Sorunlar” ve Prosense’den Ekrem Bayrak ise “Gaz Algılama Sistemlerinde Sensör Seçiminin Risk Değerlendirmesi Açısından İncelenmesi” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Sempozyum, yapılan değerlendirmelerin ardından kapanış konuşması ile sona erdi.

Sempozyumun hazırlanması ve yürütülmesi sürecinde Arş. Gör. Ender Sezen başta olmak üzere, İş Sağlığı ve Güvenliği lisans ve ön lisans programı öğrencileri ile Senaryo Bazlı İSG Öğrenci Kulübü üyeleri organizasyona aktif katkı sunarak önemli bir destek sağladı.

2 gün süren sempozyumun ikinci günü 10 Ocak 2026 Cumartesi günü çevrimiçi platform üzerinden gerçekleştirildi.

İlgili Haberler