Akademik birikimini uluslararası tecrübeyle birleştiren; Siemens’le başlayan kariyer yolculuğunu bugün Marshall Boya Genel Müdürü ve BOSAD Yönetim Kurulu Üyesi olarak sürdüren Özgür Orçunus, dergimizin fuar özel sayısına konuk oldu. Yapay zekâ ve dijital araçları, sektörü sadece teknik anlamda değil deneyim anlamında da dönüştürecek unsurlar olarak iş süreçlerine dahil ettiklerini belirten Orçunus, Marshall’ın yeni dönem vizyonunu paylaştı.
- 1 Kasım 2025 tarihi itibarıyla Marshall Boya’ya Genel Müdür olarak atandınız. Peki, Özgür Orçunus kimdir? Okuyucularımıza kariyer yolculuğunuzdan bahseder misiniz?
Marmara Üniversitesi Almanca İşletme Bölümü’ndeki lisans eğitimimin ardından aynı üniversitede finans ve muhasebe alanında yüksek lisans yaptım. Sonrasında ABD’de University of Houston’da ikinci bir MBA programını tamamladım. Profesyonel kariyerime Siemens’te başladım; pazarlama ve satış alanlarında hem yerel hem global şirketlerde farklı görevler üstlendim.
2015 yılından bu yana AkzoNobel bünyesinde yer alan Marshall Boya’da görev alıyorum. Bu süreçte satış ve pazarlama fonksiyonlarında edindiğim deneyimle, bugün geldiğimiz noktada hem güçlü bir marka mirasını hem de global bir yapının dinamizmini birlikte yönetme sorumluluğunu üstleniyorum. Yedi yılı aşkın süredir Marshall Boya ve Vernik A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesiyim. 2025 yılından bu yana ise Marshall Boya Genel Müdürü olarak görev yapıyorum. AkzoNobel’deki sorumluluklarımın yanısıra, Boya Sanayicileri Derneği’nde Yönetim Kurulu üyesi olarak görev alıyorum.
- Boya endüstrisini şekillendiren son trendler neler?
Sektörde üç temel dönüşüm alanı öne çıkıyor; sürdürülebilirlik, kullanıcı deneyimi ve teknoloji.
Tüketiciler artık sadece renk ve estetik değil; kalıcı, kolay uygulanabilir, dayanıklı ve fonksiyonel çözümler talep ediyor. Özellikle düşük VOC’li, su bazlı ve çevre dostu ürünlere olan talep hızla artıyor. Bu yalnızca bir trend değil, sektörün geleceğini belirleyen ana eksen.
Diğer tarafta DIY (kendin yap) çözümler, kolay uygulanabilir ürünler ve akıllı yüzey teknolojileri giderek önem kazanıyor. Üretim tarafında ise dijitalleşme, veri analitiği ve otomasyon sektörü daha verimli ve esnek hale getiriyor.
Biz de değişen bu ihtiyaçlar karşısında Marshall’ı klasik bir boya markasının ötesinde, yaşam alanlarına çözüm geliştiren bir marka olarak konumluyoruz.
Marshall Boya olarak geleceği sadece renkle değil, teknoloji, sürdürülebilirlik ve insan odağı ile tasarlayan bir vizyon üzerinden ilerliyoruz. Yaşam alanlarını sadece renklendiren değil aynı zamanda dönüştüren, hem müşterilerimiz hem de ustalarımız odağında insanların hayatını kolaylaştıran ve geleceği daha yaşanabilir hale getiren teknolojiler üzerinde çalışıyoruz.
- “Yılın Rengi” ve dekorasyon trendlerini belirleme süreciniz nasıl işliyor?
Bu süreç yalnızca estetik bir seçimden ibaret değil; oldukça kapsamlı bir analiz sürecine dayanıyor. Dünyanın önde gelen boya markalarından AkzoNobel’in global renk ve trend araştırma ekipleri; sosyolojik değişimleri, yaşam tarzlarını, mimari eğilimleri ve tüketici davranışlarını analiz ederek her yıl bir tema ve renk paleti oluşturuyor. Bu çalışmalar, farklı coğrafyalardan gelen iç görülerle şekilleniyor.
Marshall olarak biz de bu global bilgi birikimini Türkiye’nin dinamikleriyle harmanlayarak yerel pazara adapte ediyoruz. Böylece yalnızca trendleri takip eden değil, sektöre yön veren bir rol üstleniyoruz.
- Hayatın her alanında olduğu gibi boya sektöründe de dijitalleşmedeki yenilikleri konuşuyoruz. Peki, dijitalleşme ve yapay zekâ sektörü nasıl dönüştürüyor?
Dijitalleşme artık tüm değer zincirini dönüştürüyor. Ar-Ge tarafında veri analizi ve deney tasarımı araçları, ürün geliştirme süreçlerini hızlandırıyor ve daha az deneme ile daha doğru sonuçlara ulaşmamızı sağlıyor. Ürün fikrinin gelişmesinden, son tüketiciye ulaştığı ana kadar her süreçte yapay zeka araçlarından çok daha fazla faydalanıyoruz.
Üretimde ise otomasyon, anlık veri takibi sayesinde hem verimlilik hem kalite artıyor. Bugün tesisimizde bazı alanlarda otomasyon oranı %97 seviyesine ulaşıyor. Yapay zekâ ve veri analitiği önümüzdeki dönemde sadece süreçleri değil, karar alma mekanizmalarını da dönüştürecek en kritik alanlardan biri olacak.
Bu kapsamda biz de Marshall olarak teknolojiyi yalnızca üretim verimliliği için değil, tüketicinin karar alma sürecini kolaylaştırmak için de kullanıyoruz. Bizim için inovasyon, yalnızca teknik bir Ar-Ge başarısı değil; ustanın işini kolaylaştıran, mimarın çözümünü güçlendiren, tüketicinin günlük hayatına değer katan bir yaklaşım sunmak demek.
Yapay zekâ ve dijital araçların önümüzdeki dönemde sektörü sadece teknik anlamda değil, deneyim anlamında da dönüştüreceğine inanıyor; bu unsurları iş süreçlerimize dahil eden bir vizyonla ilerliyoruz.
- Üretim süreçlerinde sürdürülebilirlik adına neler yapıyorsunuz?
Marshall olarak sürdürülebilirliği bir hedef değil, iş yapış biçimi olarak görüyoruz. Ürün geliştirmeden üretime, enerji kullanımından atık yönetimine kadar tüm süreçle rimizi bu anlayışla dönüştürüyoruz.
Şirketimizin çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim politika-ları çerçevesinde yürüttüğü faaliyetlerinin çoğu Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu ve bu amaçların gerçekleştirilmesine katkı sağlayan unsurları içerir. Giderek daha sürdürülebilir çözümlere ve süreçlere öncülük ederek çevresel ayak izimizi en aza indirmeye çalışıyor, karbon emisyonlarını azaltıyor ve "Sıfır Atık" bir tesis olarak faaliyetlerimizi yönetiyoruz.
Faaliyetlerimizden kaynaklanan tehlikeli ve tehlikesiz atıklarımızın geri dönüşümünü Bakanlık onaylı, lisanslı firmalarla iş birliği yaparak gerçekleştiriyoruz yine aynı şekilde piyasaya sürdüğümüz ambalajların geri dönüşümü için ÇEVKO Vakfı ile çalışıyoruz.
Tabi olduğumuz mevzuatlar gereği, şirketimiz bünyesinde oluşturduğumuz Sürdürülebilirlik Komitesi çalışmaları kapsamında, her yıl Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden Yıllık Sürdürülebilirlik Raporları yayınlıyoruz. Konusunda uzman danışmanlarımızın yürüttüğü çalışmalarla, şirketimizi AkzoNobel ve Avrupa normlarında bir noktaya taşımayı planlıyoruz.
Enerji verimliliği yatırımlarıyla her yıl iyileşme sağlıyoruz. Üretim süreçlerinde geri kazanım ve döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırıyoruz. Amacımız sadece bugünü değil, geleceği de koruyan çözümler üretmek.
- Akrikor serisi gibi dış cephe ürünleriniz nasıl farklılaşıyor?
Akrikor serisi, dış cephe performansında önemli bir teknoloji platformu sunuyor. Elastomerik yapısı sayesinde yüzeyde oluşan çatlakları köprüleyerek yapıların daha uzun ömürlü olmasına katkı sağlıyor. Türk Standartları Enstitüsü tarafından sertifikasyona tabi ürünlerimizle standartların öngördüğü çatlak köprüleme kriterlerinin yanı sıra, yüksek su iticiliği ve dayanıklılığıyla iklim koşullarına karşı güçlü bir koruma sunuyor.
Yeni nesil ürünlerde ise kendini temizleyen yüzeyler, düşük bakım ihtiyacı ve estetik dayanıklılık gibi özellikler öne çıkıyor. Bu da mimarlar ve uygulayıcılar için önemli bir avantaj yaratıyor.
- Global pazarlarda büyüme hedeflerinizden bahseder misiniz?
AkzoNobel'in global gücü, bizim en önemli avantajlarımızdan biri. Global bilgi birikimi sayesinde farklı pazarlara hızlı adapte olabilen bir yapıdayız. Türkiye'deki üretim ve Ar-Ge kabiliyetimizi kullanarak yakın coğrafyada büyümeyi sürdürüyoruz. Özellikle bölgesel pazarlarda, güçlü birlikleri ve projelerle yer alıyoruz. Marshall markasıyla Türkiye dışında yakın coğrafya ve Türki Cumhuriyetlerde de pazarın önemli oyuncuları arasında geliyoruz. Yurt dışında en yoğun faaliyette olduğumuz ülkeler arasında K.K.T.C., Irak, Özbekistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Gürcistan geliyor.
Hedefimiz, Marshall markasıyla daha geniş bir coğrafyada hizmet vererek Türkiye'yi bu ekosistem içinde daha güçlü bir üretim ve inovasyon merkezi haline getirmek.
- Türkiye boya sektöründe 2025 yılı geride kaldı. Peki, Marshall olarak 2026-2027 dönemi için neler planlıyorsunuz?
Türkiye dekoratif boya pazarının lider oyuncularından biri olma konumumuzu güçlendirmek için çalışıyoruz.
Önümüzdeki dönemde Marshall’ın büyüme stratejisini üç temel eksen şekillendirecek: verimlilik, inovasyon ve sürdürülebilir büyüme. Biz bu üç alanın birbirinden bağımsız değil, birbirini besleyen bir yapı olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda dijitalleşme yatırımlarımızı artırma, sürdürülebilir ürün portföyümüzü genişletme ve üretim süreçlerinde verimliliği artırma planlarımız bulunuyor. Önümüzdeki 5 yıllık stratejik büyüme perspektifi doğrultusunda, markamızın ve ürünlerimizin kalitesini ve dolayısıyla değer algısını yükselterek, müşterilerimize ve son kullanıcılara değer yaratacak yenilikçi ürün ve hizmetleri artırmayı hedefliyoruz.
2026 başında, çizilme ve sürtünme izlerine karşı üstün direnç sağlayan SİL-PAK Plus ürünümüzün lasnmanını gerçekleştirdik. Aynı zamanda ustalar ve tüketiciler için geliştirdiğimiz Luksima Silikonlu Özel Mat SmartSil özel formülüyle, iç cephe boyalarında performans, ultra kapatıcılık ve pratikliği bir araya getiren bir iç cephe boyası çözümünü müşterilerimizle buluşturduk. Önümüzdeki dönemde yenilikçi ürün ve hizmetlerimizle sektörümüze değer katmaya, usta ve müşterilerimizin hayatlarını kolaylaştıran çözümler sunmaya devam edeceğiz.
- Son olarak; sosyal sorumluluk projeleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
Marshall olarak, topluma değer katmayı işimizin bir parçası olarak görüyoruz. AkzoNobel; global çapta gerçekleştirdiği “Renklendir Hayatı” ("Let’s Colour”) inisiyatifiyle faaliyet gösterdiği coğrafyalarda ve ihtiyaç sahibi bölgelerde çeşitli iyileştirme projeleri gerçekleştiriyor. Marshall Boya olarak biz de bu küresel sorumluluğun bir parçası olarak ülkemizde pek çok değerli projeye imza attık.
Bu kapsamda “Renklendir Hayatı” projemizle Türkiye’de İstanbul’dan Manisa’ya, Kastamonu’dan Kuşadası’na kadar birçok yenileme projesini hayata geçirdik. Son birkaç yıl içindeki çalışmalarımızı özetleyecek olursak; Bilecik Gölpazarı Belediyesi Taşhan Koruma Alanı Çevre Düzenlemesi Projesi adı altında Gölpazarı İlçe Merkezi’nde bulunan tarihi yapıların yenilenmesine boya desteği sağladık. Proje ile Taşhan koruma alanında Osmanlı sivil mimarisinden izler taşıyan 23 adet binanın yenilenip boyanması ile İpek Yolu üzerinde kalan Taşhan’daki tarihi han, hamam ve caminin ön plana çıkarılmasını hedefledik. Kadın girişimcilerin satış yaptığı bu tarihi hanın yenilenmesi, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliğini önemsediğimizi gösteren bir çalışma oldu.
Bugüne kadar pek çok okula boya desteği sağladık; son olarak Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yer alan TEVİTÖL (Türk Eğitim Vakfı İnanç Türkeş Özel Lisesi) okulun boyanması için Türk Eğitim Vakfı (TEV) ile işbirliği gerçekleştirdik. 2025 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullardan gelen okul boyama taleplerini karşılayarak, öğrencilerimizin daha renkli ve canlı bir eğitim almalarına vesile olduk. Önümüzdeki yıllarda da benzer çalışmalarla “Renklendir Hayatı” projelerimize devam edeceğiz.