Melih İyigüllü: "Gelecek, Teknik Derinliği Olan Firmaların Olacak"

İyigüllü Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Akiş Boya Ortağı Melih İyigüllü, Akiş Boya’nın Ar-Ge gücüyle sektörel dönüşüme nasıl öncülük ettiğini ve yüzeysel üretimden ayrışan teknik yaklaşımlarını Coatings Türkiye'ye anlattı.

Akiş Boya, fiyat rekabetinin hakim olduğu pazarda performans ve güvenilirliği merkeze alarak yüksek teknolojili kaplama çözümleriyle fark yaratıyor.
İyigüllü Şirketler Grubu’nun üretim tecrübesiyle global standartlarda çözümler sunan ve 1938 yılından bu yana boya sektöründe köklü bir geçmişe sahip olan Akiş Boya’nın gelecek vizyonunu ve sektördeki konumunu Akiş Boya Yönetim Kurulu Üyesi Melih İyigüllü ile konuştuk.

Semih İyigüllü ve Melih İyigüllü / Akiş Boya Yönetim KuruluSemih İyigüllü ve Melih İyigüllü / Akiş Boya Yönetim Kurulu

  • Akiş Boya’nın kuruluşundan bugüne gelişimini nasıl tanımlarsınız?

Akiş Boya’nın gelişimini “genişlemeden çok derinleşme” olarak tanımlayabilirim. 1982’den bu yana üretim kabiliyetimizi sürekli geliştirirken, özellikle sanayi boyaları, korozyon önleyici sistemler ve yangın geciktirici çözümler alanında uzmanlaştık. Bugün geldiğimiz noktada, birçok farklı sektöre hizmet veriyor olsak da asıl gücümüz bu teknik alanlardaki know-how’ımız ve çözüm üretme kabiliyetimizdir. Bu da bizi klasik bir boya üreticisinden daha çok “teknik çözüm ortağı” konumuna taşıdı.

  • Farklı sektörlere yönelik ürün geliştirirken üretim ve kalite stratejiniz nedir?

Bizim için asıl ayrım sektör değil, performans gereksinimidir. Antikorozif bir sistemle yangın geciktirici bir kaplama tamamen farklı mühendislik yaklaşımı gerektirir.

Bu nedenle üretim tarafında modüler ve esnek bir yapı kurduk. Kalite tarafında ise her ürün grubunu kendi teknik kriterleri içinde değerlendiriyoruz.

Korozyon dayanımı, yangın performansı, kimyasal direnç gibi parametreler bizim kalite tanımımızın merkezinde yer alır. Yani kaliteyi genel bir kavram değil, uygulama bazlı performans olarak ele alıyoruz.

  • Ar-Ge süreçlerinizde hangi kriterler öncelikli?

Ar-Ge’de üç ana odak noktamız var: performans, dayanıklılık ve regülasyon uyumu.

Özellikle antikorozif sistemlerde uzun ömür ve sahadaki gerçek performans bizim için kritik. Yangın geciktirici ürünlerde ise uluslararası test standartlarına uygunluk ve güvenilirlik ön planda.

 Bunun yanında sürdürülebilirlik ve maliyet optimizasyonu da sürecin ayrılmaz parçaları. Ancak en temel yaklaşımımız şu: Laboratuvarda iyi görünen değil, sahada çalışan ürün.

  • 5. Sürdürülebilirlik hedefi olan müşterilere ne tür çözümler sunuyorsunuz?

Sürdürülebilirliği biz iki ana başlıkta ele alıyoruz: çevresel etki ve ürün ömrü. Düşük VOC’li sistemler, daha çevreci ham maddeler gibi klasik yaklaşımların yanında, asıl farkı uzun ömürlü kaplama sistemleriyle yaratıyoruz.

Çünkü bir yapının veya ekipmanın daha uzun süre korunması, toplam kaynak tüketimini ciddi şekilde azaltır. Özellikle antikorozif sistemlerde sunduğumuz yüksek dayanım, sürdürülebilirliğe doğrudan katkı sağlar.

  • Akiş APP gibi dijital uygulamalar müşteri ilişkinizi nasıl etkiledi?

Dijitalleşme, özellikle teknik ürünlerde doğru bilginin hızlı aktarımı açısından çok kritik. 

Akiş APP ile kullanıcılar doğru ürüne daha hızlı ulaşabiliyor, teknik dokümanlara erişebiliyor ve uygulama tarafında daha bilinçli hareket edebiliyor. Bu da hata oranını azaltırken müşteri memnuniyetini artırıyor.

Aynı zamanda sahadan gelen geri bildirimleri çok daha hızlı toplayabildiğimiz için Ar-Ge süreçlerimizi de besleyen bir yapı oluştu.

  • Alkid reçine ve PVA üretimini bünyenizde yapmanın avantajları nelerdir?

Ham maddeyi kontrol etmek, nihai ürünü kontrol etmek demektir. Alkid reçine ve PVA üretimini kendi bünyemizde yapmamız, özellikle performans ürünlerinde büyük bir avantaj sağlıyor.

Formülasyonlarımızı çok daha hızlı optimize edebiliyor, kaliteyi doğrudan yönetebiliyor ve dışa bağımlılığı minimize ediyoruz. Bu da hem maliyet hem süreklilik hem de teknik esneklik açısından bize ciddi bir rekabet gücü kazandırıyor.

  • Uluslararası pazarda karşılaştığınız zorlukları nasıl yönetiyorsunuz?

Uluslararası pazarda en önemli konu, teknik güvenilirlik ve uyum. Her ülkenin farklı standartları ve beklentileri var. Biz bu süreci, ürünlerimizi global normlara uygun geliştirerek ve yerel ihtiyaçları doğru analiz ederek yönetiyoruz.

Fiyat rekabeti her zaman var, ancak biz daha çok performans ve güvenilirlik üzerinden konumlanıyoruz. Özellikle antikorozif ve yangın geciktirici sistemlerde teknik destekle fark yaratıyoruz.

  • Türkiye’de sektörün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Sektör giderek daha teknik ve regülasyon odaklı bir yapıya evriliyor. Özellikle korozyon koruma ve yangın güvenliği gibi alanlarda standartlar daha da sıkılaşacak. Bu da yüzeysel üretim yapan firmalarla teknik derinliği olan firmaları net şekilde ayrıştıracak.

Akiş Boya olarak biz bu dönüşüme uzun süredir hazırlanıyoruz. Ar-Ge yatırımlarımızı artırıyor, ürünlerimizi uluslararası standartlara göre geliştiriyor ve kendimizi net şekilde “yüksek performanslı kaplama sistemleri” alanında konumlandırıyoruz.

İlgili Haberler