115 Yıllık Mirasın Dördüncü Kuşak Vizyonu: Oskar Fuchs ile Geleceğe Bakış

Sektörün asırlık çınarlarından Fuchs Kimya'nın dördüncü kuşak lideri Oskar Fuchs ile bir araya geldik. Fuchs, şirketin teknik uzmanlığından küresel sürdürülebilirlik vizyonuna kadar endüstriye yön veren stratejilerini Coatings Türkiye ile paylaştı.

Kimya sektöründe sarsılmaz bir köprü kuran Fuchs Kimya, bugün dördüncü kuşak temsilcisi Oskar Fuchs liderliğinde gelenek ile inovasyonu aynı potada eritiyor. 115 yıllık aile mirasını küresel bir vizyonla yarınlara taşıyan Fuchs Kimya Genel Müdürü Oskar Fuchs ile şirketin teknik derinliğini, sürdürülebilirlik stratejilerini ve endüstrideki asırlık tecrübenin getirdiği liderlik sırlarını konuştuk.

Fuchs Kimya A.Ş. Genel Müdürü Oskar FuchsFuchs Kimya A.Ş. Genel Müdürü Oskar Fuchs

  • Okuyucularımız için kendinizden bahseder misiniz? Oskar Fuchs’un profesyonel yolculuğu nasıl şekillendi?

Ben, kimya sektörünün içinde büyümüş bir ailenin temsilcisi olarak, iş hayatım boyunca ticaretin yalnızca ürün alıp satmak olmadığını; güven, süreklilik, teknik bilgi ve uzun vadeli iş ortaklıkları üzerine kurulu bir yapı olduğunu öğrendim. Profesyonel yolculuğum da tam olarak bu anlayışla şekillendi. Yıllar içinde farklı pazarlarda, farklı müşteri beklentileriyle çalışırken şunu gördüm: Sektörde kalıcı olmak için hem geleneksel değerleri korumak hem de değişen ihtiyaçlara hızla adapte olmak gerekiyor. Fuchs Kimya’daki yaklaşımımız da her zaman bu denge üzerine kurulu oldu.

  • Fuchs Kimya, 115 yılı aşan köklü bir geçmişe sahip. Bu asırlık yolculukta şirketin kimliğini oluşturan en kritik dönüm noktaları sizce nelerdi?

Bir şirketin 100 yılı aşan bir geçmişe sahip olması tek başına yeterli değildir; asıl önemli olan, bu sürede güvenilirliğini, ticari itibarını ve teknik ciddiyetini koruyabilmesidir. Fuchs Kimya’nın kimliğini oluşturan en önemli dönüm noktaları bence üç başlıkta özetlenebilir; ilki uzun yıllar boyunca farklı endüstrilere güvenilir tedarikçi ve çözüm ortağı olarak hizmet vermesi, ikincisi yalnızca dağıtım yapan bir yapıdan çıkıp teknik bilgi ve uygulama desteği sunan bir kuruma dönüşmesi, üçüncüsü ise global üreticilerle kurduğu güçlü bağları yerel pazarın ihtiyaçlarıyla doğru şekilde birleştirmesi… Bizi bugün olduğumuz noktaya taşıyan, bu süreklilik ve adaptasyon kabiliyetidir.

  • Kimya sektörünün en deneyimli isimlerinden biri olarak; Fuchs’un yerel değerleri korurken, küresel rekabetteki konumunu nasıl bu denli güçlü tuttuğunu düşünüyorsunuz?

Bence bunun temel nedeni Fuchs’un hiçbir zaman sadece fiyat odaklı bir şirket olmamasıdır. Biz işimizi ürün satışı üzerinden değil, güvenilir çözüm sunma anlayışı üzerinden tanımlıyoruz. Yerel pazarı, müşteri alışkanlıklarını, uygulama gerçeklerini ve saha beklentilerini iyi biliyoruz. Aynı zamanda dünyadaki teknik gelişmeleri, yeni ürün trendlerini ve regülasyonları da yakından takip ediyoruz. Bu iki alanı bir araya getirebildiğiniz zaman hem yerel kalabiliyor hem de küresel ölçekte güçlü bir oyuncu olabiliyorsunuz. Bizim avantajımız tam da burada yatıyor.

Sektörde kalıcı olmak için hem geleneksel değerleri korumak hem de değişen ihtiyaçlara hızla uyum sağlamak gerekiyor.

 

Fuchs EkibiFuchs Ekibi

  • 400’den fazla ürün çeşidiyle çok geniş bir yelpazeye sahipsiniz. Boya ve kaplama endüstrisinde sizi rakiplerinizden ayıran amiral gemisi çözümleriniz nelerdir?

Asıl önemli olan, farklı alt sektörlerin ihtiyaçlarını doğru okuyabilmek ve bu ihtiyaçlara teknik olarak anlamlı, sürdürülebilir ve güvenilir çözümler sunabilmektir. Fuchs Kimya’yı rakiplerinden ayıran en önemli unsurlardan biri de tam olarak bu çok katmanlı yapıyı doğru yönetebilmesidir.

Fuchs Kimya’nın bu alandaki gücü, yalnızca geniş bir ürün yelpazesine sahip olmasından değil, bu portföyün uygulamada fark yaratan ve müşteriye gerçek çözüm sunan ürünlerden oluşmasından geliyor. Bizim için amiral gemisi çözümler; müşterinin formülasyonuna, prosesine ve nihai performansına doğrudan değer katan ürün gruplarıdır.

Bu çerçevede reçine ve binder sistemleri, dispersantlar, reoloji düzenleyiciler, yüzey katkıları, fonksiyonel katkılar ve performans kimyasalları en güçlü olduğumuz alanlar arasında yer alıyor. Özellikle elastomerik sistemler, teknik hassasiyeti yüksek kaplamalar, mürekkep uygulamaları ve yapı kimyasallarına yönelik özel çözümlerde güçlü bir birikime sahibiz. Bunun yanında, geniş pigment portföyümüz de boya ve kaplama endüstrisindeki güçlü konumumuzu tamamlayan önemli başlıklardan biridir.

Kısacası, bizi rakiplerimizden ayıran temel unsur, portföyümüzün genişliği kadar, bu portföyün farklı uygulama alanlarında müşteriye gerçekten sonuç üreten ve güven veren çözümler sunabilmesidir.

  • Yeni nesil polimer ve reçine çözümlerini Türkiye pazarına sunarken sektöre sağladığınız teknik katma değeri nasıl tanımlarsınız?

Biz kendimizi klasik anlamda yalnızca distribütör olarak görmüyoruz. Evet, güçlü üreticileri temsil ediyoruz ancak bizim esas değerimiz, bu teknolojileri yerel pazarın ihtiyacına tercüme edebilmekte ortaya çıkıyor.

Türkiye pazarında her ürün doğrudan aynı şekilde çalışmaz. İklim koşulları, maliyet baskısı, uygulama alışkanlıkları, üretim disiplinleri ve müşteri beklentileri farklıdır. Bu nedenle biz, yeni nesil polimer ve reçine teknolojilerini sadece ithal eden değil, onları yerel formülasyon mantığıyla buluşturan bir teknik köprü işlevi görüyoruz. Teknik katma değer dediğimiz şey de tam olarak budur; müşterinin laboratuvarına, üretimine ve sahadaki başarısına doğrudan dokunabilmek.

  • Günümüzde sürdürülebilirlik kimya sektörü için bir tercih değil, zorunluluk. Fuchs Kimya, çevre dostu ürünler ve döngüsel ekonomi modeline geçişte ne tür stratejik adımlar atıyor?

Kesinlikle katılıyorum; sürdürülebilirlik artık bir tercih değil, iş yapma biçiminin ayrılmaz bir parçası. Bizim yaklaşımımız iki yönlü ilerliyor: Birincisi daha çevre dostu, düşük emisyonlu, güvenli ham madde ve katkı çözümlerini portföyümüzde artırmak…

İkincisi ise müşterilerimizin mevcut sistemlerini daha verimli, daha düşük atıklı ve daha regülasyon uyumlu hale getirecek teknik alternatifler sunmak…

Sürdürülebilirlik yalnızca “yeşil ürün” sunmak değildir; daha verimli formülasyon, daha az hata, daha az enerji tüketimi ve daha uzun ömürlü performans da bunun parçasıdır. Biz bu dönüşümü ticari değil, stratejik bir sorumluluk olarak görüyoruz.

  • Synthomer gibi dünya devleriyle gerçekleştirdiğiniz teknik iş birlikleri, Fuchs’un küresel vizyonuna ve Türkiye’deki boya teknolojilerinin gelişimine nasıl katkı sunuyor?

Bu tür iş birlikleri bizim için son derece kıymetli. Çünkü global üreticilerle kurulan teknik temaslar, ürün tedariği sağlamanın dışında bilgi transferi, uygulama tecrübesi ve yeni nesil teknolojilere daha erken erişim anlamı taşıyor.

Özellikle Synthomer’i 1990 yılından bu yana Türkiye’de temsil ediyor olmamız, bu iş birliğinin uzun yıllara dayanan köklü ve istikrarlı bir süreç olduğunu açıkça gösteriyor. Bu nedenle bugün gerçekleştirdiğimiz teknik seminerleri de tek seferlik etkinlikler olarak değil, yıllardır devam eden yakın iş birliğinin, karşılıklı bilgi paylaşımının ve teknik gelişimin doğal bir uzantısı olarak görüyoruz. Synthomer gibi alanında güçlü firmalarla sürdürülen bu yakın temas, Türkiye’deki üreticilerin dünya standartlarındaki gelişmeleri daha yakından izlemesini sağlıyor. Bu da hem sektörün teknik seviyesini yükseltiyor hem de yerel üreticilerin rekabet gücünü artırıyor.

Biz Fuchs olarak kendimizi bir köprü olarak görüyoruz; küresel bilgi birikimi ile yerel uygulama gerçekleri arasında güçlü, sürekli ve güvenilir bir bağ kurmaya çalışıyoruz.

 

  • Boya ve kaplama sektöründe yakın dönem içerisinde planladığınız teknolojik veya kapasite odaklı bir yatırım bulunuyor mu?

Önümüzdeki dönemde ajandamızın ilk sırasında, daha yüksek performanslı ve daha sürdürülebilir ürün gruplarının pazardaki konumunu güçlendirmek var. Bunun yanında müşterilerimize daha fazla teknik destek verebilmek, uygulama bazlı çözümlerimizi geliştirmek ve sektörün değişen ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilmek de önceliklerimiz arasında. Yatırım tarafında ise meseleyi yalnızca fiziksel kapasite artışı olarak görmüyoruz. Teknik insan kaynağına, bilgi altyapısına, ürün çeşitliliğine ve çözüm kabiliyetine yapılan yatırımları da çok önemsiyoruz. Doğru zamanda doğru alana yatırım yapmak, bizim için hacimden daha değerlidir.

  • Türk kimya sektörünün AB regülasyonlarına uyum sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Fuchs bu karmaşık süreçte iş ortaklarına nasıl bir rehberlik sunuyor?

AB regülasyonları artık sadece Avrupa’ya ihracat yapan firmaların konusu olmaktan çıktı; sektörün genel rekabet yapısını belirleyen temel unsurlardan biri haline geldi. REACH, Green Deal ve benzeri düzenlemeler ilk bakışta karmaşık ve maliyetli görünebilir ancak orta ve uzun vadede sektörün disiplinini ve kalite standardını yükselten süreçlerdir. Burada önemli olan, firmaların bu dönüşümü yalnız başına yönetmeye çalışmamasıdır.

Fuchs olarak biz, temsil ettiğimiz ürünlerin teknik ve regülasyonel çerçevesi konusunda müşterilerimize mümkün olduğunca açık, güvenilir ve yönlendirici bilgi sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü bugün teknik yeterlilik kadar mevzuata uyum kabiliyeti de rekabetin ana unsurlarından biri haline gelmiştir.

  • Fuchs Kimya’nın gelecek vizyonunu nasıl tanımlarsınız? 2030 yılına geldiğimizde Fuchs’u ve Türkiye boya sektörünü nasıl bir tabloda hayal ediyorsunuz?

Ben Fuchs Kimya’nın geleceğini, köklü geçmişini koruyan ama geleceğin ihtiyaçlarına cesurca yatırım yapan bir yapı olarak görüyorum. 2030’a geldiğimizde daha teknik, sürdürülebilir, çevik ve uluslararası bağlantıları daha da güçlenmiş bir Fuchs hayal ediyorum.

Bununla birlikte, yalnızca Türkiye’de güçlü bir oyuncu olarak kalmanın ötesinde, sahip olduğumuz bilgi birikimi, iş ortaklıkları ve teknik yetkinlik sayesinde çevre coğrafyalarda da daha fazla karşılık bulan, bölgesel ölçekte etkisi giderek hissedilen bir yapıya dönüşmek de doğal hedeflerimiz arasında yer alıyor.

Türkiye boya sektörünü ise daha regülasyon uyumlu, inovatif ve katma değeri daha yüksek ürünlere yönelmiş bir yapıda görüyorum. Rekabet elbette devam edecek, ama kazananlar yalnızca daha ucuz ürün sunanlar değil; daha akıllı, daha güvenilir ve daha sürdürülebilir çözümler üretenler olacak. Biz de Fuchs olarak bu geleceğin içinde yön veren, değer üreten ve güven duyulan bir oyuncu olmaya devam etmek istiyoruz.

Juliette P. Vingas-Fuchs | Oskar FuchsJuliette P. Vingas-Fuchs | Oskar Fuchs

Oskar Fuchs Kimdir?

Oskar Fuchs, 1969 yılında İstanbul’da doğmuştur. Fuchs Kimya A.Ş.’nin dördüncü kuşak temsilcisi olan Fuchs, Alman Lisesi’nde öğrenim görmesinin ardından İsviçre’de İşletme okumuştur.

Eğitimi sonrasında İsviçre’de özel sektörde kısa süreli profesyonel deneyim kazanmış, ardından Türkiye’ye dönerek 1990 yılında Fuchs Kimya AŞ’de satış temsilcisi olarak iş hayatına başlamıştır.

Yıllar içinde şirketin farklı kademelerinde görev alarak Genel Müdür pozisyonuna gelen Oskar Fuchs, bugün boya, kaplama, plastik ve yapı kimyasalları sektörlerine yönelik özel kimyasal ham maddeler alanında şirketin satış, tedarikçi ilişkileri ve iş geliştirme faaliyetlerine liderlik etmektedir.

İlgili Haberler