İstanbul'da 1958 yılında kurulan GEN Boya, üretim tecrübesiyle Türkiye boya sanayisinin köklü firmalarından biri olarak öne çıkıyor. Güçlü bir teknik hafıza ve kurumsal bir üretim kültürüne sahip olan firmada dürüstlük, kalite ve güven, bayi ağı ve iş ortaklarıyla kurulan uzun soluklu ticari ilişkilerin temelini oluşturuyor.
Üç kuşaktır kaliteyi kalıcı bir refleks haline getiren GEN Boya’da, Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Mannaslar’ın temsil ettiği yaklaşım istikrarlı büyüme, teknik disiplin ve güven esasına dayanıyor.
GEN Boya Genel Müdürü İhsan Mannaslar ile firmanın teknik yaklaşımını, ürün gruplarındaki gelişmeleri ve çevresel sorumluluk anlayışını konuştuk.
“Önümüzdeki dönemde sürdürülebilirlik ve çevresel düzenlemeler sektörün temel belirleyicileri olmaya devam edecek. Dijitalleşme, veri analitiği ve yapay zekâ destekli süreçler de üretim verimliliğini artıracak. Laboratuvar testlerinden üretim planlamasına, kalite kontrolden saha performansına kadar pek çok alanda veriyle yönetilen sistemlerin yaygınlaşacağını öngörüyoruz. Gen Boya olarak bu teknolojik dönüşümü yakından takip ediyor, geleceğin üretim anlayışına bugünden hazırlanıyoruz.”
- Okuyucularımıza kendinizden ve kariyer yolculuğunuzdan kısaca bahseder misiniz?
Galatasaray Lisesi’nin ardından Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Üniversite eğitimim boyunca kaplama teknolojileri, polimer sistemler ve malzeme davranışı konularına yoğunlaştım.
Mezuniyet sonrasında Organik Kimya (İstanbul) ve Saint-Gobain (Paris) bünyesinde teknik staj ve saha çalışmaları gerçekleştirdim. Ardından, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Executive MBA programını tamamladım.
Sonraki yıllarda Almanya’da BYK ve TEGO gibi sektörün önde gelen ham madde üreticilerinin laboratuvarlarında düzenlenen teknik eğitim ve seminerlere katıldım. İleri seviye test altyapıları, üretim teknolojileri ve kalite kontrol metodolojilerini yerinde inceleme imkanını buldum ve bu sayede, ürün geliştirme süreçlerinde ham maddenin kaynağındaki bakış açısını doğrudan anlayabilme şansı elde ettim.
GEN Boya’da üretimden uygulamaya kalite kontrolden saha geri bildirimlerine kadar tüm aşamalarda etkin rol aldım.
- İnşaat boyaları, sanayi boyaları, denizcilik ve zemin kaplamaları gibi geniş ürün yelpazeniz bulunuyor. Son dönemde hangi ürün gruplarında talep artışı var?
Yüz binlerce eve giren sentetik esaslı dekoratif boyalarımız ve su bazlı ahşap vernik sistemlerimiz istikrarlı şekilde talep görüyor. Bu ürün grupları, markamızın halkımızla kurduğu güçlü bağın önemli bir göstergesidir.
Öte yandan sanayi boyaları, zemin kaplamaları ve denizcilik sistemleri gibi yüksek performans beklentisi bulunan alanlarda da uzmanlaştık. Bu alanlarda talep artışının temel nedeni, kullanıcıların uzun ömürlü, güvenilir ve sistem bütünlüğü olan çözümler aramasıdır.
Ürün geliştirme çalışmalarımızın odağında bakım maliyetlerini düşüren, uygulama sonrası öngörülebilir performans sunan sistemler de yer alıyor.
- Su bazlı dekoratif boyalar ve solvent bazlı sistemler arasında müşteri tercihleri nasıl değişiyor? Çevre dostu ürünler konusunda nasıl bir strateji izliyorsunuz?
Dekoratif boyalarda su bazlı sistemler artık standart hale gelmiş durumdadır. Bununla birlikte dış cephe ve ahşap uygulamalarında da su bazlı, düşük VOC değerlerine sahip ve dış dayanımı yüksek sistemlere olan ilgi giderek artıyor.
Çevre dostu yaklaşım, artık yalnızca iç mekân uygulamalarıyla sınırlı değil. Ahşap yüzeyler için geliştirilen su bazlı sistemlerde de özellikle dış ortam dayanımı, düşük VOC ve uzun ömürlü performans kriterlerini birlikte ele alan çözümlerimiz yıllardır tercih edilmektedir.
Sanayi ve denizcilik uygulamalarında ise solvent bazlı sistemler, teknik gereklilikler nedeniyle önemini koruyor, ancak bu alanda da çevresel etkiyi azaltan, performans ve dayanımı dengeli şekilde sunan sistemler geliştirmeye odaklanıyoruz. Stratejimiz, çevresel sorumluluk ile teknik gereklilikleri birlikte ele almak.
- Sanayi boyalarında kimyasallara ve aşınmaya dayanıklı epoksi ve poliüretan sistemler geliştiriyorsunuz. Bu ürünlerin endüstriyel uygulamalarda sağladığı avantajlar neler?
Epoksi ve poliüretan esaslı sanayi boyaları, endüstriyel yapılarda çeliğin ve betonun uzun süreler korunmasını sağlıyor. Kimyasal etkilere, neme, sıcaklık farklarına ve mekanik zorlanmalara karşı yüksek direnç sağlamaları, bu ürünleri ağır sanayi uygulamalarında vazgeçilmez kılıyor.
GEN Boya olarak endüstriyel yapıları kendi çalışma koşulları içinde değerlendiriyor, uzun ömürlü koruma performansı sunan sistemler tasarlıyoruz.
- Gen Boya olarak denizcilik sektörüne yönelik boya çözümlerinizde hangi teknolojik yaklaşımları öne çıkarıyorsunuz?
Bu alanda üç ana çalışma başlığımız var: Epoksi esaslı astarlar, ara kat sistemleri ve performans odaklı üst kat çözümler.
Denizcilik uygulamalarında teknik güvenilirlik kadar, sürdürülebilirlik de artık belirleyici bir etken haline geldi.
Ulusal ve uluslararası çevresel düzenlemelere uyumlu, kontrollü etki profiline sahip sistemler geliştirmek de önceliklerimiz arasında yer alıyor.
- Deniz boyaları ve sanayi boyaları alanlarında yer aldığınız projelerden bahseder misiniz?
Üretim ve idari merkezimiz denizcilik sektörünün tam kalbinde bulunuyor. Standart çözümler yerine projeye uygun sistemler hazırlıyoruz.
Her projede yüzey hazırlığı, ortam koşulları ve kullanım senaryosu ayrı ayrı değerlendirilerek sistem önerileri oluşturuyoruz. Yeni gemi inşa projelerinden bakım-onarım uygulamalarına, raspa sonrası yeniden kaplama sistemlerinden sanayi tesislerine kadar geniş bir uygulama alanında ürün geliştiriyoruz.
- Zemin kaplamalarında sunduğunuz epoksi ve poliüretan sistemler endüstriyel tesislerde hangi sorunları ortadan kaldırıyor?
Endüstriyel zeminlerde karşılaşılan temel sorunlar; aşınma, tozuma, kimyasal dökülmeler, kayganlık ve hijyen eksikliğidir. Epoksi ve poliüretan zemin kaplama sistemleri bu sorunları ortadan kaldırarak güvenli, düzgün ve kontrollü çalışma alanları oluşturuyor. Bu sistemler yalnızca zemini kaplamakla kalmaz forklift ve ağır yük trafiğine dayanım, temizlenebilir olma ve iş güvenliği açısından da ciddi avantajlar sağlar.
Doğru sistemle uygulanan zemin kaplamaları, üretim hatlarının kesintisiz çalışmasına katkı sunar ve bakım ihtiyacını en az seviyeye indirerek işletmelere operasyonel verimlilik kazandırır.
- Ar-Ge ve proje bazlı üretimlerinizle müşteriye özel çözümler geliştirdiğinizi belirtiyorsunuz. Bu yaklaşım firmanızın rekabet gücünü nasıl etkiliyor?
Ar-Ge yalnızca laboratuvar ortamıyla sınırlı değil. Sahadan gelen geri bildirimler, uygulama tecrübeleri ve müşteri ihtiyaçları ürün geliştirme sürecimizin temel girdilerini oluşturuyor. Yönetim seviyesinde bu sürecin içinde olmak, alınan kararların sahada karşılık bulmasını sağlıyor.
Uluslararası ham madde üreticileri ile sürekli iletişim içindeyiz. Laboratuvarlarında kullanılan test yaklaşımlarını, kalite kontrol metodolojilerini ve veri odaklı süreçleri yakından takip ediyoruz.
- Global pazarda Türk boya sektörünün algısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Gen Boya’nın uluslararası büyümede hangi adımları ön planda?
Türk boya sektörü, kalite ve teknik yeterlilik açısından bugün güçlü bir noktada duruyor. Türkiye’nin coğrafi konumu, yetişmiş insan kaynağı, üretim kabiliyeti ve lojistik avantajları da bu durumu destekleyen önemli unsurlar.
GEN Boya olarak ihracatta sağlam temeller üzerine kurulu, uzun vadeli ve güvene dayalı bir büyüme yaklaşımını benimsiyoruz. Soğuk iklimlerde esneklik ve düşük sıcaklık dayanımı ön plana çıkarken, sıcak ve agresif iklim koşullarında UV dayanımı, tuzlu ortam direnci ve uzun servis ömrü gibi kriterler belirleyici oluyor. Bu doğrultuda ürünlerimizi hedef pazarların yerel ve teknik beklentilerine göre şekillendiriyoruz.
Türk boya sektörünün uluslararası alanda daha tanınır ve güçlü bir konum elde etmesinin, ülke sanayisi adına kalıcı değer yaratacağına inanıyorum.
Bu çerçevede, Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Denetim Kurulu’nda yer alarak, sektörün şeffaflık, kalite ve sürdürülebilirlik ekseninde gelişmesine katkı sunmayı önemsiyorum.